Erzurum – Köprüköy – Kızılca
Asil ve temiz bir aileden gelen Şeyh Halil Efendi, çevresinde ilim ehli ve sofi olarak bilinirdi. Çünkü babası Molla Abdurrahman Efendi kemalat, olgunluklar sahibi, büyük alim, ilmiyle amel eden, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) yüce sünnetine uymakta titizlik gösteren salih birisi, anneleri Saniye(?) Hanım’ında saliha bir kadın olduğu anlatılmaktadır. Bu aile nesep itibariyle “Ömer’ül Faru- ki”dir. Cedlerinin hayatı hep medreselerde ilim tahsil ,etmekle ve öğretmekle geçmiştir. Aile mensuplarını Abdurrahman Mollakenti Efendi baş müderrisliğini yaptığı zamanının meşhur medreselerinde okutmuştur. Beş oğlunu da kendileri itina ile yetiştirmiş.
Bunlar:
– Seyda-i Şeyh Molla İbrahim Çokreşi
– Seyda-i Şeyh Halilullah Efendi
– Seyda-i Muhammet Emin Efendi (Çokreşi-Erenler’de medfun.)
– Seyda-i Şeyh Molla İsa Efendi
– Seyda-i Molla Esad Çokreşi (Erenler, yani Çokreşi’de medfun dur.)
Şeyh Halil Efendi, Molla İbrahim Çokreşi Efendi’nin küçük kardeşidir. Şeyh Halil Efendi 1839 tarihinde Bulanık- Kosor Dağı’na yakın olan Babalarının (Abdurrahman Efendi’nin) imamlık yaptığı Til Köyü’nde dünyaya teşrif etmişler. Oradan Mollakent’e geçip yerleşmişler. Ailenin ilim hizmetleri buradan devam ederken, bilahare Abdurrahmani Taği Hazretlerinin vermiş olduğu irşat emir üzerine Şeyh İbrahim Efendi kardeşlerini de alarak Karayazı Erenler (Çokreşi) köyüne gelip yerleşiyorlar. Burada üst düzeyde, medrese ve tasavvufi hizmete başlıyorlar. Çok sayıda ilim adamının yetişmesine vesile oluyorlar. Çokreşi Şeyhleri diye meşhurdurlar.
Şeyh Halil Efendi, Mollakent de babasının vefatından sonra kalan eğitimini Şeyh İbrahim Efendi’nin yanında tamamlayarak icazetini alıyor. Kardeşlerinden ayrılarak bu günkü kabrinin bulunduğu Köprüköy ilçemizin Kızılca Köyü’ne gelip yerleşiyor. Burada hizmetine devam ediyor. Kızılca Şeyhi diye anılır.
Şeyh Halil Çokreşi Efendi, Ağabeyisi Şeyh İbrahim Efendi’nin genç yaşta vefatı üzerine, ağabeyisinin yerine Abdurrahman-i Taği hazretleri tarafından kendisine hilafet verilerek o yörede irşat için görevlendiriliyor. Ömrü hayatı süresince; Karayazı, Karayazı köyleri, Horasan, Azap, Pasinler ve çevre köylerini irşat için gezmiştir. Sohbetleri çok sevilen ve herkesçe anlaşılan bir düzeyde olurmuş. Kendisinden sonra tarikat vekaletini küçük kardeşi Seyda-i Molla Esad Efendi’ye bırakıyor. Diğer halifeleri; Molla Ömer Beyrolu, Halife Molla Muhammet Çokreşi’dir.
Bir menkibe: Küçük kardeşi Seyda-i Molla Esad Efendi, kendisine bir mürşit arama sevdasındadır. Hangi kapıya varsa, senin nasibin bizde değil cevabını alıp geri döner. En son olarak Şeyh Halil Efendi’nin yanına gelir. Halil Efendi, Esad Efendi’ye pek önem vermeyerek toprak işleriyle uğraştırır. Bir gün bir vakit namazında imametliği Esad Efendi’nin yapmasını ister. Mihraba geçen Esad Efendi tekbir aldıktan sonra bir türlü Fatiha’yı okuyamaz. Boğaz düğümlenmiştir. Durumun farkına vararak, Şeyh Halil Efendi’yi mihraba çekerek, kendisi arka safa geçer. Namaz sonrası, ağabeyisinin elini öperek tövbe alır ve onun halifesi olur.
Şeyh Halil Çokreşi Efendi, M.1897 tarihinde Kızılca’da vefat ediyor. Kabr-i şerifleri Kızılca’da, Bir çevirme içerisinde, Türbesi mevcut, Çevresinde 1915 tarihinde şehit düşmüş olan Koçanlı Hacı Ali Altaş ve Şehit Binbaşı diye bir askeri komutan ile aile mensupları yatmaktadır.
Mezar taşında:
Hü ve Hayyül Baki
Kirinkarlı
Şeyh Halil
Efendi
D.T. 1842-Ö.T. 1900
Kaynak ; Erzurum’un Kandilleri , Abdurrahman Türk , Arı sanat. Yayınları

