Erzurum – Palandöken – Kümbet Köyünde
Ahmet Dede, diğer adıyla Beynamaz Ahmet’i, Erzurum civarında duymayan, hakkında söylenen rivayetleri dinlemeyen pek yok gibidir. Türbesi merkeze bağlı Kümbet Köyü içerisindedir.
A. Şerif Beygu Erzurum Tarihi Anıtları ve Kitabeleri kitabında şöyle anlatır ; ‘‘Kümbet köyünde Ahmet Dede’nin türbesi vardır. Binamaz Ahmet türbesi, türbenin kümbet biçiminde olmasından dolayı, köy bu namla anılır. Türbe eskidir. Vaziyeti on dördüncü asırdan kalma olduğunu göstermektedir. Kitabesini sipahiler kırmış. Çünkü kitabede türbeye vakıf edilmiş arazinin adları yazılı olduğundan dolayı sipahi ağaları bu vakıf arazisini mülk edinmek için bu işi yapmışlardır. Ahmet Dede, Türk sofi ve evliyalarından olup orta zamanda (Ortaçağ) yaşamış bir zattır.”
Ahmet Dede ile ilgili anlatılan bir rivayete göre: “Bu köyde bir ağanın yanında çalışıyormuş. Namaz vakitleri geldiğinde, namaz kılmamak için köyün kuzey tarafında bulunan dereye gidermiş. Bundan dolayı da köy sakinleri kendisine Beynamaz Ahmet demişler.” Ağası hacca gitmiş. Hacda olduğu günlerin birinde, ağanın hanımı evde helva pişirmiş, bu helvadan bir tabak doldurup Ahmet’e vermiş. Ahmet, helvayı yedikten sonra ağanın hanımına dönerek bir tabak helvada versen ağama. götürsem demiş. Ağanın hanımı, helva Ahmet’in hoşuna gitti herhalde doymadı kanaatiyle bir tabak daha doldurup Ahmet’e vermiş. Helvayı alan Ahmet, tekrar derenin yolunu tutup gitmiş. Ağası, Mekke’de hac vazifesini ifa ederken yanına varıp tabağın helvasını ağaya verip kaybolmuş. Ağa, Ahmet’i görememiş ama tabağın kendilerinin , uzatan elin de Ahmet ‘in eli olduğunu tanımış. Ağa, burada vuku bulan hali idrak etmiş.
Ağanın hacdan döndüğünü ve köye yaklaştığını haber alan köylüler, ağayı karşılamak için köy yoluna çıkıp beklemeye başlamışlar. Ağa yanlarına vardığında elini öpmek isteyen köylülerine elini vermeyerek “Eli öpülecek adam, Ahmet’tir. Gidin, Ahmet’in elini öpüp onun duasını alın.” demiş. Yaşadığı durumu onlara anlatmış. Köylü, köye döndüğün de Ahmet’in ruhunu teslim ettiğini öğrenmiş. Ağa, Ahmet’e hürmeten defininden sonra mezarının üstüne bu kümbeti yaptırmış, diye anlatır lar. Anlatılagelen bu rivayetten anlaşılan o ki, Ahmet Dede, Selçuklular- da yöre beyinin yanında bulunan derviş, yani manevi bir dinamikmiş. Bu rivayet, Osmanlı’da ağa ve hizmetçi benzetmesine dönüşerek günümüze gelmiş.
Beynamaz Ahmet’in sanıldığı gibi olmadığı, keramet ehli olduğu, vakit namazlarını Mekke-i Mükerreme’de kıldığı inancı günümüzde de halk arasında varlığını devam ettirmektedir.
Kaynak ; Erzurum’un Kandilleri , Abdurrezzak Türk , Arı Sanat Kültür





