Erzurum – Tebrizkapı’da Emir Şeyh camii bitişiğinde
Türbe, Tebrizkapı’da Emir Şeyh Mahallesi’ndeki Emir Şeyh Camii’nin bitişiğindedir. Bu türbeye Abbas Şeyh türbesi diyenler de vardır. Türbeye cami girişi sol bitişiğindeki kapıdan girildiği gibi camii içerisinde sola açılan bir kapıdan merdivenlerle de inilir. Türbenin içinde tahta sandukalı üç mezar vardır. Kitabeler tahrip edildiğinden dolayı türbe ve sandukaların hiç birinde yapılış tarihi, yaptıranı ve mezarda yatan kişi lerin kim olduklarına dair bilgi bulunmamaktadır. Prof. Dr. H.Yurttaş: “Ancak mimari üslubu ve malzemesine göre türbenin tarihinin Saltuklu veya İlhanlı dönemine kadar indirilmesi mümkündür.” der.
Bu mahalle genellikle Ahilerin meskun olduğu bir yer olduğundan burası bir zaviye, Ahi zaviyesidir. Bu tür zaviyelerde genç ahi adaylarına, ahilere, mesleki eğitim ve formasyon kazandırmanın yanında kendilerine muallim ahi veya Emir denilen yetişkin ahiler tarafından fütüvvetname, tercüme-i ahval, tarih, sofi kıssaları gibi ilimler okutulduğu nakil edilmektedir. Burada yatanın da zaviyenin Emir Şeyhi olduğu ihtimal dahilindedir.
Emir Şeyh ile ilgili bir rivayette: “Emir Şeyh Bağdat’ta geziyormuş. Karşısına bir pir-i fani çıkar. ‘Sen buralarda ne geziyorsun?’ diye sorar. O da: ‘Ben seyyahım’ cevabını verir . Piri-i fani: ‘Seyyahtan kastın nedir?’ diye tekrarlar. ‘Ben yetmiş bin evliyayı arıyorum.’ ‘Sen git Erzurum eline yetmiş bin evliyayı bulursun…’. ‘Emir Şeyh gelir, Palandöken dağlarının tepesinde müritleriyle birlikte çadır kurar. Murakabeye çekilir. Kalp gözü açılır bakar ki yetmiş bin evliya Erzurum ilinde yatmakta. Bunun üzerine Erzurum’da kalmaya karar verir. Tebrizkapı semtine yerleşir.
Başka bir rivayette: “Şeyhi’nin emri üzerine Kars’tan Erzurum’a mürit yetiştirmek üzere gelmiş ve türbesinin bulunduğu yerde ölmüştür. Şeyhi’nin emri üzerine geldiği için kendisine Emir Şeyh denmiş. Kendi adıyla anılan mescidinin yanında türbesi vardır. Asıl adının Abbas oldu- ğu söylenmektedir. Mescid ve türbe, Erzurum’un Tebrizkapı semtinde bulunmaktadır.
Hülasa bu kabirde yatanın Selçuklular döneminde burada yaşamış bir din büyüğü olduğu anlaşılıyor. Bu türbede yatan yatırlarımızın ruhları şad, makamları cennet olsun.
Kaynak ; Erzurum’un Kandilleri , Abdurrezzak Türk , Arı Sanat Kültür





