Zonguldak – Ereğli – Keşif Tepesi
Havlucu Dede Türbesi ilçenin Keşif Tepesi denilen bir yerde bulunmaktadır. Halk tarafından buraya Çeştepe de denilmektedir. Türbeye “Havlucu Dede” denilmesinin sebebi, buraya gelen ziyaretçilerin buralara eşyalar bırakması ve bu eşyaların başında da havlu gelmesinden dolayıdır. Havlucu Dede türbesinin diğer bir adı da Demirci Dede türbesidir. Bu isim halk arasında daha yaygın olarak kullanılmaktadır.
Menkıbeye göre, Çeştepe köyünde köylünün birisi kazma, saban vb. demir malzemeyi tamir ederek geçinirmiş. Hiç pazarlık etmez, ne verirlerse onu kabul edermiş. Fakir olan bu adama, “fakir olduğun halde neden herkese iyilik ediyorsun, ne iyi kalplisin!”, diyen birine o da, “Evladım, ben bu iyiliği öldükten sonra da yapmaya devam edeceğim, cevabını vermiş.” “Nasıl olur da insan öldükten sonra insanlara yardım eder”, diyen bu insana, “o iş, o zaman belli olur.” demiş.
Demirci Dede öldükten sonra köylüler mezarını düzeltmişler. Düzeltirlerken birinin kazması kırılmış. Kırılan kazmayı bırakıp giden köylüler, sabahleyin geldiklerinde kazmanın sağlam olduğunu görmüşler. Denemek için oraya kırık kazma ve kürek bırakmışlar, yine sabah geldiklerinde kazmayı ve küreği tamir edilmiş olarak bulmuşlar. Bunun üzerine köylüler oraya bir türbe yapmışlar. O zamandan beri çiftten dönen köylüler, Fatiha okuyarak saban, kazma, bel ve küreklerini oraya bırakır, sabahleyin bilenmiş, tamir edilmiş olarak alır, işlerine giderlermiş. Seneler geçtikçe bu iş, bir adamın dikkatini çekmiş. Bu ölmüş adam, bunları nasıl tamir ediyor demiş, bir gece gizlenerek türbenin içini delikten gözlemeye başlamış, o sırada türbesinden çıkarak kazma ve sabanları tamir eden “Demirci Dede” işin farkına vararak, bu adama dönmüş; “ilahi, iki gözün kör olsun” demiş. O anda adamın iki gözü birden kör olmuş. O günden sonra da oraya bırakılan saban ve benzeri aletlerin tamir edilmesi sona ermiş.
İlçe müftülüğü her sene ziyarete bırakılan eşarp, seccade ve havluları toplayıp müftülük adına kermeslere verir. Ayrıca bir türlü iflah olmayan hasta çocuklar, bu türbede bir süre bırakılarak, iyileşeceğine inanılır. Türbe duvarının hemen arkasında “dilek duvarı” adı verilen yere, niyet sahiplerince taş yapıştırılmaktadır. Türbenin çevresindeki çam ağaçlarına bağlanan renkli iplik ve bez parçalarından ötürü ağaçların görünümü tamamen değişmiştir. Türbenin etrafında sahipsiz birçok mezar da bulunmaktadır.
Kaynak ; Zonguldak Evliyaları , Abdulhalim Durma



