Erzurum – Narman – Samikale de
Sümmani Baba (1860-1915) Erzurum’un Narman ilçesine uzaklığı 12 km. olan Samikale köyünde dünyaya gelir. Asıl adı Hüseyin olup babası Kasımoğullarından Hasan’dır. Sümmani’nin çocukluğu köyünde çobanlıkla geçer. Onbir yaşında iken rüyasında pirler elinden içtiği bade ile ‘badeli aşık’ haline dönüştüğü bir koşmasındaki,
Okudum harfini zihnim bulandı
Yaralarım göz göz oldu sulandı
Baktım çar etrafa kadeh dolandı
Nuş ettim pirlerin badesin tek tekdörtlüğünden anlaşılmaktadır. Aynı koşmada pirlerin kendisine abdest aldırıp iki rekat namaz kıldırdığını, mahlasının Sümmani ve sevgilisinin Gülperi adlı bir güzel olduğunu söylediklerini, belirtir.
Kişiliğinin oluşması ve aşık olarak şöhret bulmasında yetiştiği çevrenin önemli tesirleri vardır. O da diğer saz şairleri gibi diyar diyar gezerek sanatını icra eder. Kafkasya, Kırım, İran, Afganistan ve hatta Hindistan’ı dolaştığı rivayet edilir. Gittiği yerlerin tanınmış aşıkları olan Çıldırlı Aşık Şenlik, Sezai, Nihani, Zülali, Celali, Muhibbi, Zuhuri gibi aşıklarla fasıllara katılır. Zaman zaman bu aşıklarla atışmalar yapar. Erzurum’da aşık kahveleri arasında başlıcaları şunlardır. Gürcükapı’da Çiftekapılı kahve, Hacılar Hanı, Hasır Garajı’nın yanındaki kahve, Mahallebaşı’nda Acem Mirza’nın kahvesi, Köprübaşı’ında Çardak Kahve, Erzincankapı’da Ali Bey’in kahvesi. Erbabi’nin Çardak Kahve’de Sümmani ile yaptığı rivayet olunan karşılaşma çok ünlüdür.
Mezarı Samikale’dedir. Baldaken tarzı inşa edilmiş olan türbesinde oğlu Şevki Çavuş ile torunu Hafız Emmar’ın kabirleri de yer alır.1972’den beri zaman zaman Narman ve Samikale’de Sümmani şenlikleri düzenlenmekte, bu şenliklere çeşitli aşıklar yanında üniversite çevrelerinden bilim adamları da katılmaktadır. Sümmani üç evlilik yapmış Melek, Sabiha ve Feride adındaki hanımlarından ikisi kız yedi çocuğu olmuştur.
Sümmani’nin şiirlerinin çoğunluğunu koşmalar oluşturur. Şair üzerine Hayrettin Rayman’ın yapmış olduğu bir doktora tezi vardır. Şiirlerinin konusunu aşk, ayrılık, hasret, ölüm, tabiat, din, zamandan şikayet, mahalli ve tarihi bazı olaylar oluşturur. Şiirlerinde, tasavvufa, İslam’a ait mitoloji ve kıssalara, inanç esaslarına, ibadetlere ve ahlak konularına özellikle değindiği görülür.
Aşık Sümmani Rıfai şeyhi Sanamerli Hacı Ahmed Baba’nın halifeleri arasında sayılır. Summani Baba’ya aşıklık verilince kendisine bir şeyh arar. O zaman Narman’da Ethem Baba, Aşağı Pasin’in Sanamer köyünde ise Seyyid Hacı Ahmed Baba o yörede tanınan murşid-i kamillerdir. Sümmani Baba kendi kendine,
– “Hangisi benim bu halimden haberdar olur da beni çağırırsa ona mürid olurum.” Sümmani Baba böyle düşünürken Seyyid Hacı Ahmed Baba, Zivinli Aziz Baba’yı Narman- Samikale’ye gönderir ve,
– “Deginan oğul Aziz Baba! Sümmani kendine şeyh arıyor. O bizim defterimize kayıtlıdır. Onun elinden tut, Sanamer’e getir.” der.
Seyyid Hacı Ahmed Baba, Sümmani Baba derviş olduktan sonra tasavvufi beyitleri saz çalmadan söylettirir ve böyle beyitler okuyacağı zaman ona, “O sazını duvardaki askıya as öyle söyle!.” der, tasavvufi olmayan ebyatları okutturacağı zaman ise, “Deginan oğul Summani, sazını al da ‘Yabani’ söyle” dermiş.
Kaynak ;Erzurum Evliyaları , Abdulhalim Durma






