Denizli – Babadağ – Kıranyer köyü Mezarlığı
Babadağ ilçesinin Kıranyer köyü mezarlığı içinde, Kıranyer–İncirpınar köy yolu üzerinde yoldan 100 metre içeridedir. Türbe etrafı ve mezarlık içi ulu çam – meşe ağaçları ile kaplıdır.
Bina Yapısı :
Türbe binası dört köşeli, kare şeklinde, duvarları çamurda taş yapılı, üzeri kiremit ile örtülüdür. Yapının mimari özelliği ve duvarında süsleme sanatı yoktur. Orta derecede bakımlıdır. Türbenin içinde namazgâhı ve hasır sergi bulunmaktadır. Türbede iki mezar yan yana bitişik vaziyette toprak yapılı olup mezarlardan biri Okçu Halil’e, diğeri ise Okçu Fatma’ya aittir. Kitabelerinden tespit edilmiştir. Seccade, bez parçaları, havlu ve teşhirlerinde içinde bulunduğu 3.10 M.dir.
Kitabesi :
Türbe içinde yan yana medfun ve tek tek mezar görünümündeki toprak yapılı kabirlerin başında dikili bulunan kabartmalı Osmanlıca–Arapça karışık iki adet kitabe bulunmaktadır. Kitabelerde herhangi bir tarih yoktur. Yalnız Ramazan ayında Okçu Halil’in yapılan savaşta şehit olduğu açıkça bellidir.
1. Kitabe Ön Yüzü :
“Bize (Nazil olan gibi) nakledildi. Burada (yatan) mahbub ve beraberindeki mehume Okçu Fatma(dır). Allah onlardan razıdır.”
1. Kitabe Arka Yüzü :
“Allah sizinkinden ziyade artırsın. (Burada yatan) filan (kişi) Okçu Halil. Ayakta iken (şehit olduğu) gömüldü.”
2. Kitabe Ön Yüzü :
“Haram (Ramazan) ayında 9. Seherde gözlerini kapadı. (Hatıra getirerek) hatırlayınız, yatan.”
Hakkında Bilgiler :
Babadağ ilçesinin Kıranyer köyünün “Kırılan yer” “kırklar” mevkiinde M. 1207 / 1212 yıllarında Selçuklu – Bizans savaşlarında şehit olan Selçuklu uç beylerinden Okçu Halil aynı zamanda Alp-Eren ve Oğuz Türklerindendir. Türbenin bulunduğu yere 400 m. mesafedeki “Kırılan yer” “kırklar” mevkiinde Selçuklu askerinin çok şehit verdiği, adeta kırıldığı, bu sebeple bu mevkie “Kırılan yer”, bilahare köyün adının “Kıranyer” olmasının buradan kaynaklandığı, Okçu Halil’in Babadağ köylerinde medfun şahıslarla kardeş oldukları, bundan dolayı da “Yedi kardeşler” adıyla da anıldığı ifade edilmektedir.
Rivayetler :
Bazı geceler türbe yakınındaki yoldan yolcuların geçerken türbeden iniltilerin geldiğini duymaları, türbe içinde akşam yakılan kandili sabahleyin Okçu Halil’in söndürdüğü, çevre köyler halkı ile ziyaretçilere aşikâr ve rüyalarında göründüğü rivayet edilmektedir.
İnançlar :
Dileği olan ziyaretçiler tarafından dua edilip pencere demirlerine bez parçaları bağlanması, ışık yakılması, türbedeki mezar üzerine havlu, yazma, yeşil örtüler, giyim eşyaları, parça bezler, kilim bırakılması hem dileğin kabul edileceğine hem de türbenin bakımlı ve ibadete elverişli temiz bulundurulmasına işaret sayılır.
Kaynak : Araştırmacı – Yazar Dr. Şükrü Tekin Kaptan.








